![]()
Özet: İspanyol sivil toplum kuruluşu Open Arms'ın kurucusu ve direktörü Oscar Camps, Gazze'de yaşanan insani trajedi karşısında sessiz kalmakla suçladığı Avrupalı siyasetçilere yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Norveç'in başkenti Oslo'da, filonun "Handala" isimli gemisinde Anadolu Ajansı'na özel açıklamalarda bulunan tecrübeli aktivist, Gazze'deki durumun vahametini ve uluslararası toplumun, özellikle de Avrupa'nın sorumluluğunu vurguladı. Camps'ın açıklamaları, bölgedeki güncel siyasi gelişmelerin ve uluslararası diplomasinin Gazze krizindeki yetersizliğinin altını çizer nitelikteydi.
Avrupalı Liderlere "İkiyüzlülük" ve "Sessizlik" Suçlaması
Oscar Camps, Avrupalı liderlerin insan hakları konusundaki söylemleri ile Gazze'deki eylemsizlikleri arasındaki çelişkiye dikkat çekti. Batılı ülkelerin Ukrayna'daki savaşa gösterdiği tepki ile Gazze'de yaşananlara karşı sergilediği tutum arasında büyük bir fark olduğunu belirten Camps, bu durumu "ikiyüzlülük" olarak nitelendirdi. Siyasetçilerin, uluslararası hukukun açıkça ihlal edildiği Gazze konusunda somut adımlar atmaktan kaçındığını savundu.
Sivil Toplumun Tarihi Sorumluluğu
Hükümetlerin ve uluslararası kurumların başarısız olduğu bir noktada sivil toplumun devreye girmesinin kaçınılmaz olduğunu belirten Camps, "Siyasetçilerin yapamadığını sivil toplum yapmaya çalışıyor" sözleriyle misyonlarının önemini vurguladı. Ona göre, Küresel Sumud Filosu gibi girişimler, sadece insani yardım ulaştırmayı değil, aynı zamanda dünyanın dikkatini Gazze'de yaşanan drama çekmeyi ve siyasi bir çözüm için baskı oluşturmayı hedefliyor. Bu çabanın, vicdan sahibi her bireyin ve kurumun ortak sorumluluğu olduğunu belirtti.
"Bu Bir Soykırım ve Uluslararası Hukuk İhlal Ediliyor"
Gazze'deki durumu tanımlarken son derece net ifadeler kullanan Oscar Camps, yaşananları bir "soykırım" ve "katliam" olarak değerlendirdi. İnsanların açlıktan ve susuzluktan hayatını kaybettiğini, temel insani ihtiyaçların karşılanamadığını ve bölgenin topyekûn bir yıkımla karşı karşıya olduğunu söyledi. Camps, "17 yıldır devam eden Gazze'nin yasa dışı ablukasını kırmaya ve uluslararası toplumun dikkatini burada yaşanan soykırıma çekmeye çalışıyoruz" diyerek, Uluslararası Adalet Divanı gibi kurumların kararlarının dahi hiçe sayıldığını hatırlattı.
Yardım Koridoru Girişimi ve İsrail'in Engellemeleri
Open Arms'ın daha önce Kıbrıs üzerinden bir deniz koridoru oluşturarak Gazze'ye yardım ulaştırma girişiminde bulunduğunu ancak İsrail'in engellemeleriyle karşılaştığını anlatan Camps, bu süreçte yaşanan trajik bir olaya da dikkat çekti. İsrail'in, World Central Kitchen (WCK) adlı yardım kuruluşunun 7 çalışanını hedef alarak öldürmesinin bir tesadüf olmadığını savundu.
World Central Kitchen Saldırısı Bir Mesaj Mıydı?
Camps'a göre, WCK çalışanlarına yönelik saldırı, bölgedeki tüm sivil toplum kuruluşlarına yönelik kasıtlı bir mesajdı. Bu saldırının amacının, insani yardım faaliyetlerini durdurmak ve uluslararası gözlemcileri bölgeden uzak tutmak olduğunu iddia etti. "Bu, 'buraya gelmeyin, buraya karışmayın' demekti" ifadelerini kullanan Camps, bu tür saldırıların yardım operasyonlarını imkansız hale getirmeyi amaçladığını ve sivil halkı daha da savunmasız bıraktığını belirtti.
Küresel Sumud Filosu'nun Kapsamı ve Hedefi
Tüm engellemelere rağmen yola çıkmaya hazırlanan Küresel Sumud Filosu, uluslararası sivil toplumun kararlılığını simgeliyor. Üç gemiden oluşan filonun, 5 bin 500 ton insani yardım malzemesi taşıdığı bilgisi paylaşıldı. Filoda ayrıca, yaşananları dünyaya duyurmak amacıyla insan hakları savunucuları, gazeteciler ve doktorların da aralarında bulunduğu yüzlerce uluslararası gözlemci yer alıyor. Önümüzdeki günlerde İstanbul'dan yola çıkması beklenen filonun temel amacı, Gazze ablukasını fiilen kırmak ve uluslararası hukukun uygulanması için somut bir adım atmaktır.
Sonuç olarak, Oscar Camps'ın açıklamaları ve Küresel Sumud Filosu'nun yola çıkma hazırlığı, Gazze krizinde sivil toplumun artan rolünü ve uluslararası siyasetin yetersizliğine yönelik büyüyen tepkiyi gözler önüne seriyor. Bu girişim, sadece bir yardım operasyonu olmanın ötesinde, küresel vicdanın ve adaletin tecelli etmesi için atılmış cesur bir adım olarak tarihe geçmeyi hedefliyor.
Kaynak: Anadolu Ajansi Dunya

Yorum Gönder
AK SEO |